
Anneme 5 senedir bakmayan, hatırını bile sormayan, emekliliğimi zindan eden, beni sırtımdan vuran bir kadınla 30 senelik evli olsanız bu evliliği devam ettirir misiniz? (Rumuz: Şahin)
Evet, ben evliliğinizin devam etmesinden yanayım. 30 sene az bir zaman değil. Ne kadar acı tatlı, hüzünlü sevinçli, kavgalı barışık, iyi kötü, varlık yokluk içinde bir ömür geçirmişsiniz.
Az mı hatıralarınız var, az mı birlikteliğiniz oldu? Bütün bir geçmişi bir anda kesip atmak kolay ama kolaycılık çare değildir. Bitirmek kurtuluş gibi görünür ama bitmez, ölünceye kadar kalbinizde, beyninizde ve hayatınızda yaşar.
Bir de çocuklarınız var, belki torunlarınız da olmuştur. Gençlere örnek bir aile hayatı bırakın.
"Bakın çocuklar!" deyin, "Biz o kadar zorluklara rağmen yine ayrılmadık, sonuna kadar yuvayı koruduk, kolumuz kırıldı ama yenimizin içinde taşıdık, bazen o fedakârlık gösterdi, bazen de ben..." kararlılık dolu tok bir sesle...
Annenize eşiniz bakmıyor mu siz bakın, o ilgi göstermiyor mu, onun yerine de ilgilenin. Zorlayacak haliniz yok ya!
İkincisi: Emekliliğinizi yaşayamadınız mı, sıkıntılar mı çekiyorsunuz, bunları fazla dert edinmeyin.
Geçen günler geride kalmış, tekrar gelmez; gelecek günlerin de ne getireceğini bilmiyorsunuz, musibet yönünden bugünü düşünün, yarına umutla bakmaya çalışın.
Küçük şeylerden mutlu olmanın yollarını arayın. Kendinize meşguliyetler bulun, gündüz vakitleri evin dışında zaman geçirin, eve geldiğinizde de kitap sayfalarının içine gömülün, dar dünyanızı zenginleştirin...
Sizi sırtınızdan mı vurdu, eminim sizden çok o zarar görmüştür, sizden ziyade o perişan olmuştur. İnsan eşini, hayat arkadaşını üzünce çok mu mutlu olur, çok mu sevinir? Yaşadığınız üzüntünün, sıkıntının yarısını ona verin, böylece sizde yarısı kalır; onu da unutun, gitsin.
Herkes kendi karakterine uygun yaşasın, herkes kendine yakışanı yapsın, herkes kendi seviyesine göre hareket etsin. Siz vakur durun...
Siz kazanacaksınız, siz kârlı çıkacaksınız, siz haklı olacaksınız; hem Allah katında, hem de kul nazarında...
Ya siz şimdi onun yerinde olsaydınız, bu şikâyetlerin aynısını o yapsaydı, ne kadar acı olurdu değil mi? Bu işlerde mazlum olmak, zalim olmaktan daha kârlıdır.
Belki bana, "Sen de çok iyimsersin, çok iyi düşünüyorsun, bu kadarı da olmaz" diyeceksiniz ama dünya moral bozmaya değmiyor, hayat çok kısa, kavgadan uzak durmaya çalışın. Siz cevap vermeyince tek başına kavga edecek değil ya!
Onu kendi sözleriyle, kendi tavırlarıyla, kendi yanlışlarıyla, kendi yaptıklarıyla baş başa bırakın, yüz yüze getirin; kendinize farklı bir âlem oluşturun, değişik bir çizgi çizin; Allah'a yönelin, duaya durun, yardıma muhtaç insanların imdadına koşun... Mutluluğu biraz da böyle arayın...
Eski eşiyle daha ilişkisini kesmemiş
Eşinden boşanmış biriyle bir yıldır evliyim. Eski eşiyle ilişkisini kesmemiş, onunla imam nikâhlıymış. Resmen boşanınca imam nikâhı da bozulur mu? Ben ne yapmalıyım? (Rumuz: Meltem)
Hayır, resmen boşanmak tek talakı götürür, geride daha iki talakı vardır. Çünkü kadının üç talakı vardır, üç "boşanma" hakkı bulunur.
Resmi boşanmalar hakim kararıyla yapıldığı için iki hakkı daha duruyor. Şu anda eşiniz eski hanımının iki talakını da verip boşasa, bütünüyle ondan ayrılmış, ilişkisini kesmiş olur.
Zaten gidişata bakılırsa pek de vazgeçme taraftarı değildir, sizin de onun da nikâhı altına kalması niyetini taşıyor. Ama görülüyor ki, iki karpuz bir koltukta taşınmıyor, bir kalpte iki sevgi barınamıyor.
Siz de bunun için rahatsız oluyorsunuz. Bir yönüyle kendi geleceğinizi sağlam bir temele dayamak istiyorsunuz. Nikâhınızı resmileştirin, hukuk karşısında da hakkınızı aramanın yollarını temin edin.
Çünkü evlilik hayatı sürüncemede kalırsa, bir tarafı eksik, noksan olursa aranızda güven ve sadakat tam olarak sağlanamaz.
Mehmet PAKSU
Bugün