
Anne-baba olarak her zaman en başarılı olanın bizim çocuğumuz olmasını isteriz. Peki, bunun için neler yapmalıyız ya da neler yapabiliriz?
İlk önce anne-baba olarak çocuğumuzu anlamamız gerekiyor. Her yaşın kendine has tavır ve davranışları vardır. Bazı zamanlar çocuklarımız çok agresif, hırçın ve hareketli olurken, bazen de çok sessiz, sakin ve içekapanık tavırlar sergileyebilirler. Bunun nedeni ise o yaşın getirdiği özelliklerden kaynaklanır. Burada önemli olan anne-babanın bu özellikleri bilmesi ve buna uygun davranışları sergilemesidir.
Anne-baba olarak yapmamız gereken diğer önemli bir husus ise çocuklarımız hata yaptığında onlara hemen müdahale etmemeliyiz. Biz yetişkinler bile hala hata yapabiliyorsak, çocuklarımızda hata yaptığında hoşgörü ile karşılamalıyız. Çocuklarımızın çocuk olduğunu unutmadan, onlara hata yapma payı bırakarak uygun davranışlar sergilememiz gerekmektedir. Örneğin çocuğumuz ödevlerini yapmadığında hemen müdahale etmek yerine davranışlarını takip etmeliyiz ve bu davranışlar alışkanlık haline dönüşüyorsa o zaman öğretmenleri ile görüşüp uygun bir şekilde müdahale etmemiz gerekir. Özellikle ilköğretimin ilk yıllarında çocukların ev ödevlerini yapma zamanını planlamada güçlükler ortaya çıkabilmektedir. Küçük çocuklar genellikle oyuna veya TV. İzlemeye daha fazla süre harcayarak ödev yapmayı aksatabilmektedirler. Bu nedenle ilk yıllarda anne babalar, derslerin yapılacağı zamanı birlikte planlamalı, çocuğun bu plana uymasını sağlamalıdırlar
Çocuk yardım istediğinde derslerine yardımcı olmalıyız. Bu yardım, çocuğun ödevini yapmaya değil, onu yönlendirmeye yönelik olmalıdır. Çocuklar ödevlerini yaparken zorlandıklarında veya ödevlerle ilgili çeşitli soruları olduğunda en yakınlarında bulunan yetişkinin yardımına ihtiyaç duyabilmektedirler. Anne baba olarak çocuklarımızın tüm sorularını cevaplamamız mümkün olmayabilir. Bu durumda çocuklarımızın sorularına ilgisiz kalmamalı, başvuru kaynaklarını göstererek uygun rehberlikte bulunmamız gerekmektedir. Anne baba olarak çocukların yerine ödevlerini yapmamız ise çocukların çalışma alışkanlığı kazanmalarını ve sorumluluk duygusunu geliştirmelerini engelleyecektir.
Anne baba olarak bizler, çocuklarımızın derslerini kontrol etmeliyiz.. Ödevlerin okulda sunulmadan önce evde anne babalar tarafından kontrol edilmesi, çocuklara yaptıkları hataları düzeltme ve eksiklerini tamamlama fırsatı verecektir. Ayrıca çocuğun ödevini bitirince takdir edilmesi öz güven ve öz disiplinini geliştirici bir pekiştireç olacaktır.
Çocuğumuzun başarısında rol oynayan en önemli adımlardan biri de onların çabasını görebilmektir. Anne- baba olarak genelde çocuklarımızın olumsuz yönlerini daha fazla görmekte, yanlışları ve başarısızlıkları üzerinde durmaktayız. Bu da çocuğumuzun kendine olan güvenini azaltmakta ve inancını yitirmesine neden olmaktadır. Bunun yerine çocuğumuzun ilgi ve yeteneklerini keşfedip, çocuklarımızı o doğrultu da yönlendirirsek çocuğumuzun kendine güven duymasına, daha istekli olmasına ve sonucunda da başarıyı elde etmesine yardımcı oluruz. Çocuğumuz bir şeyler yapmak için gayret sarf ediyorsa onu teşvik etmeliyiz. ‘Sen neyi başardın ki, sen zaten yapamazsın, senden adam olmaz ‘ gibi çocuğumuzun heyecanını kıracak ve onu üzecek cümleler kurmamalı, onun şevkini kırmamalıyız. Çocuklarımızdan başarı bekleyip, bu tarz cümleler kurmamız hem yanlış hem de anlamsız bir tutumdur.
Anne- baba olarak en çok yaptığımız hatalardan biri de çocuğumuzu başkaları ile kıyaslamamızdır. Genellikle çocuklarımızı sınıf arkadaşlarıyla, akrabalarıyla ya da komşuyla kıyaslarız. Aslında bu kıyaslamanın özünde reddetme yatıyordur, yani biz asında çocuklarımıza ‘Ben seni bu durumunla kabul etmiyorum ‘mesajı veriyoruz ki, bu da çok tehlikeli bir durumdur. Çocuklarımız başarısızlıkla karşılaştığı zaman daha önceki başarılarını örnek gösterip, başarmaları yönünde onları teşvik etmeliyiz.
Anne babalar için çocukları ve onların öğrenimleriyle ilgili her türlü konuda rehber kişi durumunda olan öğretmenleridir. Bu nedenle, anne baba olarak düzenli aralıklarla öğretmenleriyle görüşerek, ev ödevleri hakkındaki nasıl bir tutum ve beklenti içine girmemiz gerektiğini, çocuklarımıza ev ödevlerinde nasıl yardımcı olacağımızı da öğrenmeliyiz.
Unutmamak gerekir ki, sorunsuz, huzurlu ve mutlu geçirilen çocukluk yılları çocuklarımızın sağlıklı bir kişilik geliştirmelerinde önemli bir adım olacaktır.
Ebru AĞRIDAĞ ULUÇ
Psikolojik Danışman