
Okullarda uygulanan programlar okuma ve imla için kesin kuralları öğreten programlardır. Bu kuralları diğer çocuklar kendi kendilerine yakalayabilirler. Fakat dislektik çocuklar bunu yapamazlar.
Okumayı öğrenmekte güçlük çekiyorsa; her gün evde ona bir şeyler okuyun. Ödevlerini ona yüksek sesle okursanız ve ardından ondan kendi kendine okumasını isterseniz, çocuğunuz okuma problemine rağmen sınıftaki arkadaşlarından geri kalmamayı başarabilir.
Kitaplardan öğrenme çabaları da desteklenmelidir. Onunla birlikte sesli okumak, okuma materyalinin satır aralarındaki fikirleri onunla tartışmak, sözcükler ve anlamları hakkında çıkarımlar yapmak sözcükleri kendi kendine çözme çabasını arttıracaktır.
Çocuk, başarısı kadar harcadığı çaba için de ödüllendirilmelidir. Çocuğun zor bir problemle uğraşırken sebatkar olmayı öğrenmesi çok önemlidir. Bu amaçla çaba göstererek başarıya ulaşma örnekleri yaşamasına yardım edilebilir. Aksi takdirde öğrenilmiş çaresizlik içinde kalıp, ne yaparsa yapsın öğrenemeyeceğini düşünmeye başlayabilir.
Spor, müzik, sanat veya el becerileri gibi çeşitli faaliyetler arasında başarılı olduğu bir alan varsa, çocuğu bu alana yönlendirmek kendisini iyi hissetme fırsatı yaratır.
Bu çocukların kendi kendilerine okuyarak elde edemeyecekleri bilgileri kazanmalarını için farklı yollar bulmak gerekir. Örneğin okuma ödevleri tartışılabilir ya da müzeleri ziyaret etmek, eğitim amaçlı TV programları seyretmek gibi etkinlikler düzenli olarak planlanabilir. Gördüklerini ve seyrettiklerini ailesi ile tartışarak, aile sohbetlerinde güncel olayları, belirli adları ve yerleri hatırlamada pratik yapma olanağı sağlanabilir.
Leonardo da Vinci, Albert Einstein, Thomas Edison, Hans Cristian Andersen, Tom Cruise ve Steven Spielberg'inde öğrenme güçlüğüne sahip kişiler olduğunu bilmek size başarının aslında çok uzak olmadığını hatırlatabilir. .
...